Oynat’a bastığınızda video YouTube’dan yüklenir
Oynat’a bastığınızda video YouTube’dan yüklenir
1Birincilik ödülüSemra ÜstünYalın Ayak
2İkincilik ödülüİrem OruçNizamiyenin Gölgesi
3Üçüncülük ödülüGülçin Ada KaracaSudan Sebep
MansiyonHakan CucunelSüt
MansiyonBahar Uysal KarakuşYolak
MansiyonKadir Turanİsimsiz Bir Yazarın Tragedyası
Jüri özel ödülüCemre Kavafoğlu PoyrazAslan’ın Vedası
Jüri özel ödülüİsmail ErdenGölge
Jüri özel ödülüE. Ezgi KayaoğullarıAnahtar
Onur ödülüKemal Yalçın
Onur ödülüMolla Demirel
Suya yazılan mektuplar
Bu sayı, adresini bilmeden yola çıkan kelimelerle doldu. Bu sayıyı hazırlarken masamda bir tomar kâğıt birikti.
Sebahattin Çelebi1 dk okumaTavuskuşu-Gerçeklik biçimleri
Ekranlardan akıp geçen ışıltılı yaşamlar. Sevgililer, huzurlu aileler, başarılı iş yaşamları, görkemli tatiller, gülücükler, sonsuz yansımalı tıklar.
Nevin Ulusoy Gör5 dk okumaBirey ile Toplumun Mutlak Uzlaşısı
İnsanlık tarihi boyunca birey ile toplum arasındaki ilişki, üzerinde en çok düşünülen sorunlardan biri olmuştur.
Alpay Eglenen4 dk okumaAh leyla ah!
Kalbimde kan lekesi, genzimde gül kokusu. Dert yandı, su tutuştu.
Ahmet Zeki Yeşil2 dk okumaYayoi Kusama
Çağdaş Sanatın Öncülerinden 1929 Matsumoto, 2026 Tokyo Akıl hastanesindeki odasıyla atölyesi arasında geçen kırk dokuz yıl boyunca, 14 Ağustos 2026’da Tokyo’da hayata veda edene kadar çalışmayı sürdürdü.
Oya Gönen8 dk okumaBir şiirin iki hayatı
“Ben şiir söylüyorum.” Bazı şairlerimizin aksine ben, ne şiir yapıyorum ne de şiir yazıyorum.
Sebahattin Çelebi6 dk okumaİnsan sevdiğini öldürür mü John?
John Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar Romanı Üzerine Kimi hikâyeler vardır; onları okurken bir şeyin kapandığını hissedersiniz içinizde.
Sebahattin Çelebi7 dk okumaÖlümün Sırça Köşkünde Bir Şair
Cahit Sıtkı Tarancı, yaşama sevinci ile ölüm korkusu arasında ömrü boyunca sarkaç gibi gidip gelecekti. Hayatın amansız terazisinde ölüm bir kefede yaşama sevinci bir kefede yolun yarısından on yıl sonra ölüm bir gram ağır basacaktı.
Emre Nur Keleş Zavar8 dk okumaGöç Acısının Sesi
Stelios Kazantzidis - 29 Ağustos 1931 - 14 Eylül 2001 "Yabancı ülkelerin ekmeği acıdır, suyu berrak değildir, yatakları serttir."
Cem Bahadır5 dk okumaUluslararası 1. Öykü Yarışmamız başladı
Anı-öykü, Word belgesi formatında 12 punto, 1,5 satır aralıklı, Times New Roman yazı karakteri ile üç (3) sayfayı geçmeyecek uzunlukta olmalıdır. Yarışmada dereceye giren üç (3) katılımcıya plaket ve TAHTA GEMİ dergi seti verilecektir.
Sebahattin Çelebi1 dk okumaHalkın sesinin manevi yolculuğu: Cem Karaca
“Bir kelime geçti kitapta. Yarın babama sorarım, dedim. Sonra fark ettim ki soracağım insan artık yok.”
Cihan Saygın8 dk okumaMahzuni
Mahzuni için halk demek hak demektir; halktan uzak bir ozan Hakk’tan da uzaktır. Oysa ozanın birincil görevi halka ulaşmak, halkın sesi olabilmektir.
Mehmet Yıldız9 dk okumaMirası Oynamak
Javier Bardem: Hanedanlıktan Dünya Sahnesine Uzanan Bir Oyunculuk Tarihi.. Javier Ángel Encinas Bardem, 1 Mart 1969’da Kanarya Adaları’na bağlı Las Palmas de Gran Canaria’da dünyaya geldi.
Cem Bahadır7 dk okumaArap Ali’nin Kanla Yazılan Ağıtı: Mağusa Limanı
Herkes biliyor türküyü. Genellikle neşeli ortamlarda çalınır, söylenir. Oysa “Mağusa Limanı” bir aşk şarkısı değil sömürgecilik taşına işlenmiş bir mühürdür.
Hürrem Erman9 dk okumaBir Şarkının Doğduğu Hücre: Ölümden başkası yalan
1991, Sovyetler Birliği’nin çöküşünün yılıydı ve Özbekistan o yıl bağımsızlığını ilan etti. Ama bağımsızlık, özgürlük anlamına gelmiyordu; ülkede otoriter bir yönetim varlığını sürdürüyordu. Usmonova bu yönetimi kamuoyu önünde eleştirmişti.
Cem Bahadır7 dk okumaSudan korkan çocuğun savaşı!
Hindiçin’in askerî cezaevinden Cannes’a, Le Samouraï’dan Marković dosyasına, Romy Schneider’dan köpeklerinin yanındaki mezara: Alain Delon’un hayatı, oynadığı rollerin gölgesinde geçti.
Cem Bahadır5 dk okumaDeli Kadir ulen!
Sinemasında öfke vardı ama o öfke daima vicdanın süzgecinden geçerdi. Susarak konuşan, bakışıyla isyan eden adam 26 Haziran sabahı sustu. Kadir İnanır, Yeşilçam’ın en “deli” ama belki de en doğru adamıydı.
Hürrem Erman10 dk okuma“Umut iyi bir şeydir, belki de en iyisi”
, Berlin “Umut iyi bir şeydir, belki de en iyisi. Ve iyi şeyler hiçbir zaman ölmez.”
Cem Bahadır9 dk okuma80 sayfalık mucize
80 sayfa… Aytmatov bir gecede değil ama birkaç haftada yazdı Cemile’yi. Novella türünde bir eserdi, ne tam öykü, ne tam roman. Ama içinde bir evren vardı.
Sebahattin Çelebi4 dk okumaBir Türk’e gönül verdi ve ortadan kayboldu
Gerçek adı Eva Abrahamson olan Bender, Türkiye macerasına bir gece kulübü dansçısı olarak başladı. Ancak dönemin yönetmenleri bu “Kuzeyli güzelliği” fark etmekte gecikmedi. Onu kitlelere tanıtan ise Türk fantastik sinemasının kült eseri Tarkan serisi oldu.
İsmet Gönüllü7 dk okumaSinemada Cameo ve Narsisizmin imzası
Trump’ın sinema yolculuğuna bakıldığında bir şey hemen göze çarpar: Her görünüm bir marka inşası çabasıdır. Bu sebeple fırsat buldukça filmlerde görünmeye bayılır.
Hürrem Erman8 dk okumaBir kedinin yediği yavru: Yılmaz Güney
Okuduğu kitaplar sayesinde oluşan birikimini, On üç, Yeni Ufuklar, Pazar Postası, Bir… gibi bazı dergilere öyküler yazarak değerlendirdi. Ayrıca Kemal Film’in maddi katkı sağladığı Doruk dergisinin çeşitli sayılarında hem yazarlık hem de sekreterlik yaptı.
Recep Kadiroğlu7 dk okumaRus Edebiyatına Farklı Bir Bakış
Sibirya’dan Anadolu’ya Uzanan Bir Edebiyat Köprüsü: Dostoyevski’den Valentin Grigoryeviç Rasputin’e Rus edebiyatı denildiğinde zihnimde önce karlar altında bir Petersburg belirir.
Özlem İbiş Yılmaz4 dk okumaFranz Kafka
Mektupları yazan adam Franz Kafka’ydı; otuz altısını süren, Prag’da yaşayan, veremin pençesinde yazmayı sürdüren bir adam.
Vahdet Türkmen7 dk okumaBİr İstanbul Beyefendisi: Asaf Hâlet Çelebi
Geçmişin tozlu sayfalarına bir gezinti yapıp bu yazıda bir İstanbul Beyefendisi, Mistik Şiirin Sultanı Asaf Hâlet Çelebi’nin üzerindeki tozları üfleyip onu Tahta Gemi okurlarıyla buluşturmak istedik.
Emre Nur Keleş Zavar7 dk okumaDinle Isabel!
Isabel Allende kızının hastaneye kaldırıldığı haberini yeni romanının tanıtım turunda, Barselona’da katıldığı bir kutlama gecesinin ortasında aldı.
Sebahattin Çelebi7 dk okumaDört şairin ilham perisi
Türk öykücülüğünün en güçlü kalemlerinden biri olmasının yanı sıra, zarafeti, entelektüel derinliği ve özgür ruhuyla "İkinci Yeni" şiirinin büyük şairlerine ilham veren bir kadındır o. Ülkü Tamer’in gençlik heyecanında, Cemal Süreya’nın tutkulu dizelerinde, Turgut Uyar’ın derin bağlılığında ve Edip Cansever’in sessiz hayranlığında hep biraz Tomris vardır.
Recep Kadiroğlu7 dk okumaCan Dündar röportajı hakkında zaruri bir açıklama…
Değerli takipçi dostlarım, özellikle belli bazı partilere angaje olmuş çok sayıda takipçim Can Dündar röportajından sonra takipten çıktı.
Sebahattin Çelebi1 dk okumaVarujan Hanamirian, Tahta Gemi’de…
50 yılı aşkın Türklerin arasında geçen gurbet hayatını Tahta Gemi’ye anlatan Ermeni kökenli bir Türkiye ve Türkçe aşığı Varujan Hanamirian.
Haber Merkezi1 dk okuma‘Der türkischste Deutsche, der deutscheste Türke’
Cornelius Bischoff war der einzige Deutsche, der Türkisch mit allen Dialekten beherrschte und türkische Volkslieder liebte. 1939 floh er im Alter von 11 Jahren mit seiner Familie aus Deutschland in die Türkei.
Kemal Yalçın4 dk okumaEğitim Sürecinde Duygusal Yetkinlik
Başarılı Öğrenmenin Merkezî Bir Boyutu
Seval Tuncer4 dk okumaHepimiz bir hikâyenin içinde yaşıyoruz
Bir insanı gerçekten tanımak istiyorsanız ona çocukluğunda en çok hangi hikâyeyi sevdiğini sorun.
Seçil Güven Mehmetoğlu5 dk okumaSavaş bitiren fotoğraf
Bazı fotoğraflar vardır; yalnızca bir anı değil, bir çağın vicdanını taşır.
Tamer Çiçekdemir3 dk okumaDemokrasiyi kurtarmak
Gönüllülük yalnızca topluma fayda sağlamıyor; gönüllülere de mutluluk, beceri ve deneyim kazandırıyor. Katılım kültürü, birlikte karar alma, uzlaşma ve iş birliği gibi demokratik değerler de tam burada hayat buluyor.
Şamil Dağ4 dk okumaTürk hikâyeciliği
Türk edebiyatında hikâye hiçbir zaman yalnızca bir olay aktarımına indirgenebilecek bir tür olmadı; aksine, söylenemeyen çevresinde dolaşan, suskunlukların anlamını kurmaya çalışan bir anlatı biçimi olarak var oldu.
Ayşe Ayan5 dk okumaNâsırlaşmanın Anatomisi
Bazı tarihi şahsiyetlerin dünya sahnesinde oynadığı rolü zaman zaman yanlış okunabiliyor. Cemal Abdülnâsır da bir suikast girişiminin ardından yıldızı “parlatılan” kurtarıcı rolünü iyi oynayan liderler arasındaydı.
Sebahattin Çelebi5 dk okuma12 dakikada unutmak
Sosyal psikoloji perspektifinden bu deney, kendini açma hipotezine (self-disclosure hypothesis) dayanır: Bireyler arasında paylaşılan kişisel bilginin derinliği ve karşılıklılığı arttıkça, öznel yakınlık hissi de artmaktadır.
Ekaterina Skar4 dk okumaSebahattin Çelebi
143 yazıYazarın sayfasıMehmet Yıldız
13 yazıYazarın sayfasıHürrem Erman
23 yazıYazarın sayfasıEnis Behiç
19 yazıYazarın sayfasıKemal Yalçın
6 yazıYazarın sayfasıAlişan Hayırlı
5 yazıYazarın sayfasıCihan Saygın
2 yazıYazarın sayfasıGülhan Meşeli
8 yazıYazarın sayfasıAysel Yalçın
2 yazıYazarın sayfasıİsmail Polat
1 yazıYazarın sayfasıSelahaddin Eyyubi’nin İngiliz şövalyesi
"Robert of St Albans: Tapınak’tan Eyyûbî ordusuna, 1185-1187" Kudüs’ü korumaya yemin etmiş bir Tapınak Şövalyesi, iki yıl sonra Selahaddin’in yeğeniyle evli ve onun sancağı altında aynı şehre yürüyor.
Sebahattin Çelebi5 dk okumaKerbela’nın 5 haini…
Kerbelâ’yı bir hanedan cinayeti olmaktan çıkarıp bir şehir suçuna çeviren şey, davet mektubunun altındaki beş isim. Bu dosya o beş adamı, faillerin akıbetini ve Kerbelâ’dan sonra dünyaya dağılan Ehl-i Beyt’i Sünnî ve Şii kaynakların ortak zemininde izliyor.
Sebahattin Çelebi20 dk okumaAmerikan Edebiyatı
Edith Wharton’dan F. Scott Fitzgerald’a, Walt Whitman’dan Mark Twain’e, Zora Neale Hurston’dan Richard Wright, James Baldwin ve Toni Morrison’a, Ernest Hemingway’den Sylvia Plath’a uzanan çizgi, Amerikan edebiyatında toplumsal köken ile yazınsal biçim arasındaki ilişkinin ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
Sine Aras Akten6 dk okumaDizde kalan çocukluk izi: Öteki Ebu Cehil
Hz. Muhammed ile ilk sürtüşmeleri aslında çocukluk yıllarına dayanmaktaydı. Abdullah ibn Cud’ân’ın misafirperverliğiyle ünlü ziyafet sofrasında, henüz çocukken iki küçük beden yan yana sıkışmış, itişmişti.
Sebahattin Çelebi7 dk okumaDeriye kazınan bellek
Dövme, bedene uyumlu bir boya maddesinin ömür boyu çıkmayacak biçimde derinin alt yüzeyine desenler hâlinde işlenmesi sanatına verilen ad. Bu işi yapanlar, yörede karaçi diye anılan Roman asıllı gezgin ustalardı.
Murat Ayneli5 dk okumaGümüşsuyu Apartmanı’ndan ölüme!
Şimdi Beyoğlu’nun eski salonlarından geçenler, kristal avizelerin uzun zaman önce söndüğünü görüyor. Bir zamanlar iki adam orada iskambil oynamıştı. Birinin adı Talat’tı, diğerinin Krikor. Birinin elinde imza yetkisi vardı; diğerinin elinde kalem.
Sebahattin Çelebi7 dk okumaBir Sesin Yedi Kapısı
Bazı sesler şarkı söylemez, bir mekân kurar. Bülent Ersoy’unki, 40 yıl boyunca Türkiye’nin kendine bakamadığı yerde ona ayna tuttu.
Hürrem Erman14 dk okumaYeşilçam’ın Hafize Anası: Adile Naşit
Adile Naşit Hanımefendi, sahnedeki kahkahalarıyla, ekranlardaki içten gülüşüyle evlere şenlik saçan bir sanatçı olmanın ötesinde milyonlarca çocuğun da "Masalcı Teyzesi"ydi.
Recep Kadiroğlu4 dk okumaJavier Marías’ın Edebiyat Dünyası
Sessizliğin ve Sırların Yazarı: Bazı yazarlar, anlattıkları hikâyelerle hatırlanır; bazıları ise okurun zihninde bıraktıkları sorularla yaşamaya devam eder.
Özlem Yılmaz5 dk okumaTop Kralı’nın Çelik Tahtı
ALFRED KRUPP (1812-1887) - Essen’deki küçük bir döküm atölyesinden Boğaziçi’ndeki Huber Köşkü’ne uzanan bir sanayi imparatorluğunun hikâyesi Alfred Krupp, babasından devraldığı borç içindeki küçük dökme çelik atölyesini Avrupa’nın en büyük ağır sanayi ve silah imparatorluğuna dönüştüren Alman sanayiciydi.
İsmail Polat5 dk okumaÖmer Muhtar’ın laneti!
KADDAFİ’NİN TARİKAT SAVAŞLARI Bir albay, İtalyan sömürgecilerin astırdığı tarikatın kahramanını banknota bastırdı, filmini finanse etti, fotoğrafını yakasına taktı ama o kahramanı yetiştiren geleneği kırk iki yılda yok etti.
Enis Behiç7 dk okumaBabaların Babası Erkin Koray
"Eğer benim yaptığım müziği herkes, yani 70 milyon Türkiye dinliyorsa ya bende bir yanlışlık vardır ya da memlekette …
Cihan Saygın9 dk okumaDîvler: Üstünlük Taslayan Şeytanlar
Kocaman bir egom var. Birçok kez kendi yüzüme karşı bunu itiraf edebilmem çok zordu.
Hülya Lasch13 dk okumaSu gibi gidip dönemeyenler
Eyfel’in ışıkları henüz yanmıştı. Demek ki artık vakitlerden akşamdı. “Şehrin kalbi burada!”
Muhterem Demir Uysal9 dk okumaBir halkın hafızası
Dengbêjlik kültürü kadın yaşamının önemli bir parçası. Dünden bugüne o sesler yüreğimizde çınlamaya devam ediyor. Ne var ki kadının komünal yaşam değerlerini hayata kazandırdığı ve bu değerlerin taşıyıcısı olduğu gerçeği, günümüzde maalesef unutturulmuş durumda.
Sebahattin Çelebi5 dk okumaSelamün Aleyküm Sigarası
1870’lerde Dresden, Almanya’nın sigara üretim merkeziydi. Şehirdeki fabrikaların, imalathanelerin sayısı yıldan yıla artıyordu. 1890’da sert bir rekabet içindeki yirmi dokuz fabrika, büyük kısmı Osmanlı’dan ithal edilen Türk tütününü işliyordu.
Kemal Yalçın5 dk okumaSıfırdan zirveye: Deniz Kurt
Röportaj: Sabri Uçar Çalışkan - Deniz Bey merhaba.
Sabri Uçar Çalışkan6 dk okumaİstanbullu Don Kişot: Erdoğan Karayel!
5-6 yaşında çizmeye başladım herhalde. İstanbul, Gaziosmanpaşa’da, kiracı olarak oturduğumuz evde, kağıt kalem bulamıyorduk o zaman. Duvarlara da çizmiştim. Ev sahibi, “Cica Anne,” derdi, o da anneme “Oğluna söyle kağıda çizsin, duvarları niye kirletiyor?”
Sebahattin Çelebi7 dk okumaAlmanya’nın ilk Türk kadın noteri: Elif Burcu-Karakoç
Tahta Gemi Dergisi olarak, Almanya’da kendine has iddiaları olan, Avrupa’da kendi alanında önemli bir konuma sahip bu yayınımızda, başarılı, mücadeleci ve belli bir noktaya gelmiş Türk kadınlarını tanıtmaya devam ediyoruz.
Sebahattin Çelebi8 dk okumaFırçalar ve duygular arasında: Hatice Dikbaş
Cézanne’ın dönemi için oldukça özgür ve öncü olan çalışmaları da bana cesaret vermiştir. Ve elbette Van Gogh… Ondan etkilenmemek sanırım neredeyse imkânsız. Modigliani’nin kadın portrelerine ise saatlerce bakabilirim; o yüzlerde bir gizem ve derinlik var.
Sebahattin Çelebi6 dk okumaTek pantolonlu yıllardan patronluğa uzanan yol
Almanya hepimizin göç hikayeleri ile dolu. Hamdi Çetinkaya, Çorum’dan Almanya’ya ve burada kendini yetiştiren bir iş adamı olma sürecine uzanan hikayesini bizimle paylaştı.
Sabri Uçar Çalışkan5 dk okumaBiz iş gücü çağırdık, insanlar geldi
Evrakların mürekkebi henüz kurumadan Türkiye’nin dört bir yanından insanlar umut yüklü bavullarını toplamaya başlamıştı.
Selma Onater6 dk okuma105 yıl sonra bahçe komşumuzla buluştuk
Bir torba toprak ile üç ayrı saksıya Honaz’dan götürdüğü kırmızı gülü, fesleğeni ve kafireyi () dikmiş. 2000 yılında bana diktiği gülü, fesleğeni ve kafireyi gösterdi.
Kemal Yalçın3 dk okumaMüzeyyen Senar’ı anma konseri muhteşem geçti
Mönchengladbach Türk Müziği Korosu, şef Erdem Saraçoğlu’nun yönetiminde 17 Mayıs Cumartesi gecesi, Mönchengladbach Tiyatrosu’nda Müzeyyen Senar’ı anma gecesi düzenledi.
Mehmet Yıldız1 dk okumaGöç, Bochum’da tartışıldı
DİDF ve Bochum Ruhr Üniversitesi Sosyal Hareketler Enstitüsü tarafından düzenlenen Göç Konferansı, "Son defa konuşulmak umuduyla" ele alındı.
Mehmet Yıldız2 dk okumaTek Adam Rejimine Giden Yolda Son Perde
Türkiye’de artık şaşırmak diye bir şey kalmadı. Ekonominin yerle bir olması mı? Alıştık.
Sabri Uçar Çalışkan2 dk okumaOsman Sınav’ı kaybettik
Ünlü senarist, yapımcı ve yönetmen Osman Sınav kanser hastalığına yenik düştü.
Sebahattin Çelebi1 dk okumaAlmanların da bir Ekrem’i vardı!
Eberlein’in kasabası, maden işçilerinin yoğun olduğu ve geleneksel olarak sol görüşlü olan bir bölgede bulunuyordu. Bu nedenle rejimin ideal bir “vitrin kasabası” olarak görülüyordu.
Sebahattin Çelebi2 dk okuma
Oynat’a bastığınızda video YouTube’dan yüklenirVicdanın şairi: Ahmet Telli
Ahmet Telli, 1946’da Eskipazar’da doğdu; öğretmen okullarından geçti, köy sınıflarına girdi, dergiler yazdı, hapsedildi, serbest kaldı, ödüller aldı, yazmaya devam etti.
Sebahattin Çelebi6 dk okumaŞeytanın çocukları
Epstein’ın New Yorktaki malikanesinin giriş kayıtları, 2016’da mahkeme belgelerine sızdığında, bir isim özellikle dikkat çekti: Ehud Barak-İsrail’in eski Başbakanı ve eski Genelkurmay Başkanı.
Sebahattin Çelebi1 dk okuma142 Afrikaner
Wir kennen ihre Namen nicht. Ihre Identitäten waren auf den Manifesten der Schiffe als bloße Ziffern verzeichnet.
Sebahattin Çelebi1 dk okuma142 Afrikalının hikayesi
Onların adlarını bilmiyoruz. Kimlikleri, gemilerin manifestolarında birer numara olarak kaydedildi.
Sebahattin Çelebi1 dk okumaDeniz Kurt Tahta Gemi’nin konuğuydu
Göç tarihinin başarılı iş adamlarından Deniz Kurt hayatını anlattı.
Sabri Uçar Çalışkan1 dk okumaErdal Çolak Tahta Gemi’de
Siyasetçi, gazeteci-yazar Erdal Çolak Tahta Gemi’nin konuğuydu.
Sebahattin Çelebi1 dk okumaTahta Gemi 7
Dergimizin 7. sayısı yayınlanmıştır.
Sebahattin Çelebi1 dk okumaTahta Gemi Sayı 4
Tahta Gemi güz sayısı yine birbirinden özel konularla dolu.
Sebahattin ÇelebiTahta Gemi 3. sayı
Tahta Gemi 3. sayısıyla sizlerle buluşuyor. Dergimize abone olmak için internet sayfamızdaki ‘Abonelik’ tuşunu tıklayabilirsiniz.
Sebahattin ÇelebiBiz bir hikâye yazdık
Her dergi bir iddiayla başlar; bizimki bir hikâyeyle başladı.
Sebahattin Çelebi2 dk okumaMelahat Özcan Şener: “Bir resmin ne zaman tamamlandığına tuval karar verir”
Her resmin temeli olan desen, her ressam için atılan ilk adım. Ne figüratif ne de soyut resim, sağlam bir desen temeli olmadan yapılabilir. Ingres’in dediği gibi: Desen, resmin onurudur. Ben de oradan, figüratif çalışmalarla başladım.
İrem Tuğba Çelebi4 dk okumaBelirsizlikle kalabilme becerisi
Empson, hayatı analizle çözülemeyecek ikilemler arasında durabilme hâli olarak ele alır. Bu şiirde, zihnin her şeyi anlamlandırma ve kontrol etme çabasının bazen deliliğe ya da derin bir içsel yorgunluğa dönüşebileceğini gösterir.
Ece Kılıç3 dk okumaJudith’in odası yoktu
Çoğu kadının zerre kadar karakteri yoktur diyen Papayı mı, kadınlar eğitim alabilir mi alamaz mı diye soran La Bruyére’ye cevaben alamayacaklarını düşünen Napolyonu mu, aksi görüşte olan Dr.Johnson’ı mı düşünmeli.
Hatice Dikbaş8 dk okumaFiziğin Muhteşem Dünyası
İnsanlık ve bilim tarihi, “Nereden geldik ve nereye gidiyoruz?” sorusuyla başladı desek yeridir. Belki bu soruyu bugünlerde şöyle genişletmek doğru olacaktır: “Biz kimiz, nereden geldik ve nereye gidiyoruz?”
Prof. Dr. İrfan Açıkgöz10 dk okumaAşktan sonra hayat mümkün mü?
Bir ressamın hikâyesi, bazen bir şehrin hikâyesidir. Bazen bir dönemin. Ama Jean Béraud’nun hikâyesi, aşkın ve kaybın aynı anda yaşandığı o tuhaf anın hikâyesi.
Cemil Sözer5 dk okumaZeki Müren efsanesi
Zeki Müren aklımızın alamayacağı kadar ütopik bir insandı. Burada, onun hayat hikâyesini anlatmak yerine, bir fenomenin yaşayan sembol kişilik haline gelme nedenleri üzerinde durmak istiyorum.
Ahmet Zeki Yeşil6 dk okuma





















































































